Bu soruyu daha 5 yaşında sormuştu Steve Nash. Doğru cevabı kendisi cevaplasın. Steve nash beni objektif olarak anlatamayacağım kadar etkileyen, basketbolu sevdiren, ve türkiyede bulunması çok zor olan phoenix formasını aratan ve mütevazi kişiliğiyle NBA'da oyun kurucu olarak oynayan ve bana göre NBA oyun kurucuları arasındaki -bunu ciddi anlamda içten ve hissederek söylediğim başka bir cümle yok- en zekisidir.O kendi döneminin en iyisidir, lideridir.Onun en büyük özelliği istatistiklerle açıklanamaz.Onun takımın beyni olmasından çok arkadaşlarına verdiği katkı ve takım içindeki seviyeyi yükseltme çabası onu tam anlamıyla bir lider konumuna getirdi. Nash birçok artistik hareket yapmasıyla değil o hareketleri yaratmasıyla, sempatik ve centilmen kişiliğiyle, turnikeleri, üçlükleri, müthiş çalımları, akıl dolu pasları ve zekasıyla bir tek benim efsanem değil. Bundan eminim.
Güney Afrika'da doğup ta Futbola ilgi duyduktan sonra Canada'ya taşınıp bir de futbol için gerekli olan beceri hız ve zekaya da sahip olup belli bir sürede futbol oynadıktan sonra basketbol için yaratıldığını nasıl anlar insan ? Bu karardan sonra her NBA yıldızı gibi bir alt lig olan kolej liginde oynaması gerekiyordu. Malum draft. Kolej liginde daha ilk yılında en üstleri oynayıp kendini kanıtlamasına şaşırmamak gerek. Bir tek biz şaşırmamışızki bir yıl sonra phoenix nash'ı 15. sıradan draft etti. -ben daha 3 yaşındaydım- Ve o draft hayatını değiştirdi yada o draft bizim hayatımızı değiştirdi yada NBA tarihinin süregelmişliğini. 1.85 boyundaki bu adam sadece kendini değil takım arkadaşlarını da birer yıldız yapmaktanda geri kalmadı ve bunu bir kez bile dile getirmemesi mütevazılık konusundaki istikrarını her zaman oldugu gibi yine gösterdi. 2005 yılında NBA mvp ödülünün tesadüf olmadığını 2006 yılında da tekrarlayarak yine NBA'yi mest etti.Giyimi, saç stili, konuşması ve oyun tarzıyla hip-hop rap kültürü ağırlıklı tarzıyla NBA tarihine nane ferahlığında derin bir soluk getirdiğini söylemek kesinlikle kelimelerin gücünün zayıflıgındandır. Aynı zamanda hızı konusunda 2003-2007 yılları arasında en hızlı oyun kurucu olduğu basketbol literatürleri tarafından defalarca dile getirildi. Ki dile getirilmesine gerek bile yoktu. Hızını basketbola başlamadan önce futbol antrenmanlarından dolayı aldığını söylemiştir. Yazılıp ta bitirilmeyecek yadsınılamaz yeteneğinin yanında tottenham hotspurla antrenman tecrübesi olduğunu söylemeden olmaz.
.Malesef Lakers ta Kobe'den top almaması -alamaması- onu ikinci plana attığında bana bir darbe daha vurduysa da kendisi nasıldır siz düşünün. Ancak efsaneliği bu noktada ortaya çıkıyor ki : Lakers antipatimi yok edebilecek yegane oyuncu oydu ve öyle de oldu. Artık Lakers'lıyım ama iki yıllığına. Gerçi Los Angelas'a aileme yakın olmak için geldim demişti ama sinema işlerine girmek istemesininde kararında etkili olduğunu düşünüyorum.Son olarak başlıktaki soruya doğruya doğru cevap verip vermediğine siz karar verin.
'' Eh be nash. Ne farkın kaldı yüzük aşkına lakers'a gidip yüzüğü alamadan kıçın kıçın geri dönen payton'dan,malone'dan.Kalsana phoenix'de.Kendall Marshall'a oyuncu kuruculuk öğretsene.Emekliliğini play-off stresi olmadan rahat rahat geçirsene.Ne gerek vardı şimdi buna?'' diye eleştirmekte pekte mümkün.
