bugun morelimin bozulmasina yol acan birkac etken bana bir yol gosterdi.. acikcasi uzun bir sure sonra dusuncelerimin kapisini onumu ilikleyerek tiklatmam beni utanc derecedinde heyecanlandirdi. Beynimizin calismasi is gormesi belli sinirleri en hizli bicimde gereken yerlere iletmesi bizim hayvanlardan farkli oldugumuzu ve artik kullanilmasi bile luxe kacan ozelliklerini eyleme donusturmek artik engellenmis durumda ve bu durumdan memnunuz. farkinda olmadigimizin farkina asla varamayiz ve bu bizi habersiz bir sekilde oldurur. Sessiz ve adeta bir cicrge konmus sinege yaklasip ama o sinegi ucurmama hassasiyetini en ust noktada sergilerkenki dikkatin sakinliginde bir olum. insanin kendini oldurmesi ne acinasi bir durumdur. En kotusude bu olumun toplu olmasidir. tumden derinden ama sessiz. İste bu duygulari bu hassasiyeti sergilememiz icin ve daha dogrusu o kapinin onunde beklerken acaba nasil girebilirim bahanesine nazaran bir olay bize kapiyi aralamamiza neden olur ama sessizce. ama haince. o kapidan girince kocaman bir darphanede milyonlarca sahte paranin icinden sadece bir kac gercek parayi aramaya baslarsiniz. bulamayacaginizdan nerdeyse eminsiniz ama o kapiyi acmak o kapidan iceri girmek aramaktan daha zor. ve beyin her zaman yaptigi ve yapilmaya bir suclu gibi mahkum edildigi mantikli olani secer. seceriz. oysa ne sacma olasiktir ne kara ne bedbaht bir secimdir bize sunulan yazginin film seridi makinesi. arariz iceride ve ararken dayanilmaz ama hazli berbat ama albenisi dunyalar kadar rezil ama en yuksek mertebede bir aci cekeriz. bu aci bir gemici dugumu kadar zor ve karmasiktir ve bu aci bir kibrit copu kadar ince ve basittir. Aciyi cekerken o kadar arzulu bagiririz ki sessizlik bile kendi kavram tanimimdan suphe eder. sessizce bagirir. ve susar ama sessizce.
Ve artik sen yoksundur sen susarsin o darphanedeki birkac para konusmaya baslar. onlar konusunca sende konusmak istersin fikrini zikire dokmek. fevkalade tabiki. susturulursun dusuncenin sessizligi tarafindan. o sessizlik icine isler artik senin bir parcan artik kullanmaya tereddut bile edemeyecegin ama kullanmak icin kendine binlerce soru sorarsin. ama sorular sessizce. unutmayalim.. dusuncelerimizin icinde kaybolmak hatasina dusmenin verdigi inanilmaz oyun susmamiza neden olur ama sessizce. şşş... sessizce
10 Aralık 2012 Pazartesi
8 Aralık 2012 Cumartesi
Yalnızlık yoktur dostum ama vardır da
Nah yoktur! siktir lan gibi nidalar ile daha okumadan eleştirebilirsiniz. Şahsen ben aynı şeyi yapardım. J
Konumuz başlıktada belirttiğim gibi yalnızlık olgusundan bahsedecegiz ve ben bunun olmadıgını anlatmaya calısıcam. Şunu belirtiyim tamamen yoktur gibi içinden cıkamayacagım bir şey söylemiyorum söylememde...
yalnızlık, bizim birşeyler bir insan bir canlıyı görmek istememizdir. Cok saçma bir terim açıklaması evet ama şu var onunla vakit gecirmek konusmak mesajlaşmak görüşmek yalnızlıgımızı gecirmez acemi dostlarım. Evet bir nebze kendini kandırıp belli bir süre yalnız olmadıgını zannedebiliriz mutlu oldugumuzu sanarız ama değilizdir. Çünkü bu belli bir kurala uyma zorunluluğundaki basiretsiz dünyada böyle bir arayışa girerek daha çok yalnızlaşırız aslında
Bir düşün dostum bir düşün illede birinin birşeyin olması gerekmez; yalnızlığın, bizi bir tırtıl kozası gibi görüp bir an önce o kozadan kurtulup kelebek olup uçmak istesede asıl olay bunu biliriz. Evet bunu biliriz insan akıllı bir varlıktır salak değildir. Bu sadece yalnızlık için değil her konuda öyledir. şuan oda da tekim kimse yok ve yalnızım ama ayağım agrıyor ve bu ağrı benimle birlikte ve ben yalnız değilim artık bunu sürekli bir hale getirmek bir örnege kaldı kanımca. boğazda sigara içersiniz tek basınıza yalnız zannedersiniz kendinizi ama değilsinizdir. O yaktıgınız sigara varya o sigara o sigaranın külü ve eşsiz dumanı ve hatta o dumanı çekerkenki duygular ve dışarıı üflerken sadece dumanı dışarı atmazsınız içinde sizden bişeyler vardır belki o dumanun içinde dert vardır aşk vardır geçim sıkıntısı vardır okul vardır o vardır bu vardır ama vardır.
demem o ki sizin bir kalbiniz var ve o kalbiniz asla sizi yalnız bırakmaz en yalnız oldugunuz zamanda bile ve şuan bile. kalbiniz öldükten sonra bile birileri için hala varsa siz hala neyin yalnızlıgından bahsediyorsunuz. Abi sen ölüyosun ama kalbin hala birinde..üzgünüm ama dostum yanılıyorsun çünkü bu olaya öyle bir yerden bakmalısın ki bu pencere değil dar bir laptop ekranı değil yıldızların arkasında ama elinin altında olmalı...
yalnızlık yoktur ama vardır da bazen. bazenlerin coğaldıgı zaman yalnız kalmaya mahkumuzdur. Evliyiz bir eşin ve cocugun var. trafik kazası sadece sen kalırsın geriye ve o sabah kaltıgında artık kalbinde seni bırakır. Mecburdur seni bırakmaya çünkü o kendini buna programlamıştır. Ne zaman gelecegini söylemez ama gider. O adam artık yalnızdır en yalnız olmadıgı zaman bile
Ve bizler dostlar yalnız değiliz emin olun sadece o yalnızlık hissettigimiz o olay varya işte o olayda eksikliğimizi tamamlamak isteriz. Neden ? çünkü insanız en kral şeyi alsak yine daha iyisini ister kedi misali insan. Sakın haa yalnız değilsin kalbine küfür mü ediyosun et bırakır gider seni. En basitinden ben varım dostum en basitinden... eksikliğimizi tamamlamak isteriz onu bir evcil hayvanla bir bitkiyle bir nsanla bir eşle dostlar vs doldururuz. Yalnızlıgımızdan kurtulduk sanarız ama ne büyük bir kandırmacadır bu bilmeyiz ama aslında çok iyi biliriz. biliriz biz en bilmedigimiz anlarda bile..
2 Aralık 2012 Pazar
Düşünürüz Bazen
Öncelikle
merhabalar ilk yazımda önceden uyarıyım saçmalayacagım her zaman ki gibi. Tabi
ilk yazım olması saçmalamam konusunda daha rahat olmamı sağlayan en büyük
etken. Şimdi bu blogu açmamın sebebi içimdeki duyguları düşünceleri
anlatamadıklarımı anlatmak
anlatmadıklarımı anlatmaya çalıştıgım ama anlamadıkları yada
anlayamayacakları incir çekirdeğini bir nebze
bile doldurmayacak bir şeyler anlatacagım. Okurken küfür edebilirsiniz
laf edip bu ne saçmalamış diyebilirsiniz ki diyin. Ama şah temiz pırlanta şahsa
iftiralar saçma bu da ayrı bir konu. Bu yazımda insanın huzura biraz
yaklaşmasını yazacagım. Huzuru...
Huzur kelimesinin anlamının birden cok olması
gerçeginin dışında kişiden kişiye değişen bir kavram şekli konuya bir yönden
değil bin yönden bakmamı sağlayacak gibi
görünüyor. Huzur bize verilen en değerli incimizdir huzur en degerli hazinemizdir gibi ileri
düzey bir anonimliğe girmeyecegim konusunda anlaşalım. Huzur kafadadır sayın
okuyucular kimine göre otobuste
kulaklıgı takıp ezbere bildiğin ve o şarkıdaki sözlerdeki hatıra yüklü
geçmişini anımsayarak derinlere dalmakta, kimine göre ilkbaharın ilk günlerinde
yaprakların yeşerip o masum kuşların cıvıltısındaki melodiye dalıp yalanda olsa
o saçma tebessümde yada iki aşıkta birbirlerini hiç görmemiş hiç duymamış
tanımayan iki aşıkta düşünün size aşık birisi vardır ama onu tanımazsınız o da
sizi tanımaz zaten tanımanızda gerekmez gerekmemeli çünkü düşündünüz. Her beşer
düşünmüştür bunu. Acaba benim düşündüğüm gibi benim hissettiğim gibi ben gibi
benim gibi birisi var mıdır diye. Sorunun cevabını sizde biliyorsunuz evet sen
biliyorsun. Biliyoruz ama ne yazık ki o kişiyi bulan insan sayısı bu yazıyı okuyan insan sayısından daha az.
Bazen yazmak gerekir. İstiklal caddesinde yürüyen bu berbat ve yaşanmaya
degmeyecek kadar adaletsiz ve uymasına mecbur kılındıgımız bir kac sistem ve
kuraldan ibaret bu pis dünyadan haberi olmayan elinde dakikada tweet atmak zorunda hisseetiği yada starbucksa gidip yer güncelleme
egosundaki sevimsiz ucuz hareketler bütününün şerefine yazmak gerekir dostlar.
Huzur orda belkide belkide burda belkide
başka bir yerde bilmiyorum. ama şunu söyleyebilirim huzuru asla tam olarak
bulamazsınız. Bulursunuz ama buldugunuzu zannedersiniz. Bulamazsınız
zannedersiniz ama bulursunuz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)