10 Aralık 2012 Pazartesi

sessizligin sus demesi

bugun morelimin bozulmasina yol acan birkac etken bana bir yol gosterdi.. acikcasi uzun bir sure sonra dusuncelerimin kapisini onumu ilikleyerek tiklatmam beni utanc derecedinde heyecanlandirdi. Beynimizin calismasi  is gormesi belli sinirleri en hizli bicimde gereken yerlere iletmesi bizim hayvanlardan farkli oldugumuzu ve artik kullanilmasi bile luxe kacan  ozelliklerini eyleme donusturmek artik engellenmis durumda ve bu durumdan memnunuz. farkinda olmadigimizin farkina asla varamayiz ve bu bizi habersiz bir sekilde oldurur. Sessiz ve adeta bir cicrge konmus sinege yaklasip ama o sinegi ucurmama hassasiyetini en ust noktada sergilerkenki dikkatin sakinliginde bir olum. insanin kendini oldurmesi ne acinasi bir durumdur. En kotusude bu olumun toplu olmasidir. tumden derinden ama sessiz. İste bu duygulari bu hassasiyeti sergilememiz icin ve daha dogrusu o kapinin onunde beklerken acaba nasil girebilirim bahanesine nazaran bir olay bize kapiyi aralamamiza neden olur ama sessizce.  ama haince. o kapidan girince kocaman bir darphanede milyonlarca sahte paranin icinden sadece bir kac gercek parayi aramaya baslarsiniz. bulamayacaginizdan nerdeyse eminsiniz ama o kapiyi acmak o kapidan iceri girmek  aramaktan daha zor. ve beyin her zaman yaptigi ve yapilmaya bir suclu gibi mahkum edildigi mantikli olani secer. seceriz. oysa ne sacma olasiktir ne kara ne bedbaht bir secimdir bize sunulan yazginin film seridi makinesi. arariz iceride ve ararken dayanilmaz ama hazli  berbat ama albenisi dunyalar kadar  rezil ama en yuksek mertebede bir aci cekeriz. bu aci bir gemici dugumu kadar zor ve karmasiktir ve bu aci bir kibrit copu kadar ince ve basittir. Aciyi cekerken o kadar arzulu bagiririz ki sessizlik bile kendi kavram tanimimdan suphe eder. sessizce bagirir. ve susar ama sessizce.



Ve artik sen yoksundur sen susarsin o darphanedeki birkac para konusmaya baslar. onlar konusunca sende konusmak istersin  fikrini zikire dokmek. fevkalade tabiki. susturulursun dusuncenin sessizligi tarafindan. o sessizlik icine isler artik senin bir parcan artik kullanmaya tereddut bile edemeyecegin ama kullanmak icin kendine binlerce soru sorarsin. ama sorular sessizce. unutmayalim..  dusuncelerimizin icinde kaybolmak hatasina dusmenin verdigi inanilmaz oyun susmamiza neden olur ama sessizce. şşş... sessizce




8 Aralık 2012 Cumartesi

Yalnızlık yoktur dostum ama vardır da

   Nah yoktur!  siktir lan gibi nidalar ile daha okumadan eleştirebilirsiniz. Şahsen ben aynı şeyi yapardım. J
Konumuz başlıktada belirttiğim gibi yalnızlık olgusundan bahsedecegiz ve ben bunun olmadıgını anlatmaya calısıcam. Şunu belirtiyim tamamen yoktur gibi içinden cıkamayacagım bir şey söylemiyorum söylememde...
  yalnızlık, bizim birşeyler bir insan bir canlıyı görmek istememizdir. Cok saçma bir terim açıklaması evet ama şu var  onunla vakit gecirmek konusmak mesajlaşmak görüşmek yalnızlıgımızı gecirmez acemi dostlarım. Evet bir nebze kendini kandırıp belli bir süre yalnız olmadıgını zannedebiliriz  mutlu oldugumuzu sanarız ama değilizdir.  Çünkü bu belli bir kurala uyma zorunluluğundaki basiretsiz dünyada böyle bir arayışa girerek daha çok yalnızlaşırız aslında

Bir düşün dostum bir düşün illede birinin birşeyin olması gerekmez;  yalnızlığın,  bizi bir tırtıl kozası gibi görüp bir an önce o kozadan kurtulup kelebek olup uçmak istesede asıl olay bunu biliriz. Evet  bunu biliriz insan akıllı bir varlıktır salak değildir. Bu sadece yalnızlık için değil her konuda öyledir. şuan oda da tekim kimse yok ve yalnızım ama ayağım agrıyor ve bu ağrı benimle birlikte ve ben yalnız değilim artık bunu sürekli bir hale getirmek bir örnege kaldı kanımca. boğazda sigara içersiniz tek basınıza  yalnız zannedersiniz kendinizi ama değilsinizdir. O yaktıgınız sigara varya o sigara o sigaranın külü ve eşsiz dumanı ve hatta o dumanı çekerkenki duygular ve dışarıı üflerken sadece dumanı dışarı atmazsınız içinde sizden bişeyler vardır belki o dumanun içinde dert vardır  aşk vardır geçim sıkıntısı vardır okul vardır o vardır bu vardır  ama vardır.

demem o ki sizin bir kalbiniz var ve o kalbiniz asla sizi yalnız bırakmaz en yalnız oldugunuz zamanda bile ve şuan bile. kalbiniz öldükten sonra bile birileri için hala varsa siz hala neyin yalnızlıgından bahsediyorsunuz. Abi sen ölüyosun ama kalbin hala birinde..üzgünüm ama dostum yanılıyorsun  çünkü bu olaya öyle bir yerden bakmalısın ki  bu pencere değil dar bir laptop ekranı değil  yıldızların arkasında ama elinin altında olmalı...  

yalnızlık yoktur ama vardır da bazen. bazenlerin coğaldıgı zaman yalnız kalmaya mahkumuzdur. Evliyiz  bir eşin ve cocugun var. trafik kazası  sadece sen kalırsın geriye ve o sabah kaltıgında artık kalbinde seni bırakır. Mecburdur seni bırakmaya çünkü o kendini buna programlamıştır. Ne zaman gelecegini söylemez ama gider.  O adam artık yalnızdır  en yalnız olmadıgı zaman bile 

Ve bizler dostlar yalnız değiliz emin olun sadece o yalnızlık hissettigimiz o olay varya  işte o olayda eksikliğimizi tamamlamak isteriz. Neden ? çünkü insanız en kral şeyi alsak yine daha iyisini ister kedi misali insan. Sakın haa yalnız değilsin kalbine küfür mü ediyosun et bırakır gider seni. En basitinden ben varım dostum en basitinden... eksikliğimizi tamamlamak isteriz onu bir evcil hayvanla bir bitkiyle bir nsanla bir eşle dostlar vs  doldururuz. Yalnızlıgımızdan kurtulduk sanarız ama ne büyük bir kandırmacadır bu bilmeyiz ama aslında çok iyi biliriz. biliriz biz en bilmedigimiz anlarda bile..

2 Aralık 2012 Pazar

Düşünürüz Bazen


   
   Öncelikle merhabalar ilk yazımda önceden uyarıyım saçmalayacagım her zaman ki gibi. Tabi ilk yazım olması saçmalamam konusunda daha rahat olmamı sağlayan en büyük etken. Şimdi bu blogu açmamın sebebi içimdeki duyguları düşünceleri anlatamadıklarımı anlatmak  anlatmadıklarımı anlatmaya çalıştıgım ama anlamadıkları yada anlayamayacakları incir çekirdeğini bir nebze  bile doldurmayacak bir şeyler anlatacagım. Okurken küfür edebilirsiniz laf edip bu ne saçmalamış diyebilirsiniz ki diyin. Ama şah temiz pırlanta şahsa iftiralar saçma bu da ayrı bir konu. Bu yazımda insanın huzura biraz yaklaşmasını yazacagım. Huzuru...
 
   Huzur kelimesinin anlamının birden cok olması gerçeginin dışında kişiden kişiye değişen bir kavram şekli konuya bir yönden değil  bin yönden bakmamı sağlayacak gibi görünüyor. Huzur bize verilen en değerli incimizdir  huzur en degerli hazinemizdir gibi ileri düzey bir anonimliğe girmeyecegim konusunda anlaşalım. Huzur kafadadır sayın okuyucular  kimine göre otobuste kulaklıgı takıp ezbere bildiğin ve o şarkıdaki sözlerdeki hatıra yüklü geçmişini anımsayarak derinlere dalmakta, kimine göre ilkbaharın ilk günlerinde yaprakların yeşerip o masum kuşların cıvıltısındaki melodiye dalıp yalanda olsa o saçma tebessümde yada iki aşıkta birbirlerini hiç görmemiş hiç duymamış tanımayan iki aşıkta düşünün size aşık birisi vardır ama onu tanımazsınız o da sizi tanımaz zaten tanımanızda gerekmez gerekmemeli çünkü düşündünüz. Her beşer düşünmüştür bunu. Acaba benim düşündüğüm gibi benim hissettiğim gibi ben gibi benim gibi birisi var mıdır diye. Sorunun cevabını sizde biliyorsunuz evet sen biliyorsun. Biliyoruz ama ne yazık ki o kişiyi bulan insan sayısı  bu yazıyı okuyan insan sayısından daha az. Bazen yazmak gerekir. İstiklal caddesinde yürüyen bu berbat ve yaşanmaya degmeyecek kadar adaletsiz ve uymasına mecbur kılındıgımız bir kac sistem ve kuraldan ibaret bu pis dünyadan haberi olmayan elinde dakikada  tweet atmak zorunda hisseetiği  yada starbucksa gidip yer güncelleme egosundaki sevimsiz ucuz hareketler bütününün şerefine yazmak gerekir dostlar. Huzur orda belkide belkide burda  belkide başka bir yerde bilmiyorum. ama şunu söyleyebilirim huzuru asla tam olarak bulamazsınız. Bulursunuz ama buldugunuzu zannedersiniz. Bulamazsınız zannedersiniz ama bulursunuz